Web sitemize hoşgeldiniz.

Televizyon Dizilerinin 7 Harikası

Senaryoları, oyuncuları ve kurgu detayları ile göze çarpan ve dünyanın en iyi dizileri olduklarına inandığım 7 diziyi sizler için sıraladım. Aslında bu sıralamada 1. yada 6. yok. Her biri çok özel yapımlar ve kendi türlerinde en iyiler. Olabildiğince özgün şekilde, bizzat kendi yorumum ile yaptığım bu sıralama dizi izleyenlere tavsiye niteliğindedir.

1- BREAKİNG BAD

 Erkek adam ağlar mı, demeyin! Eğer Breaking Bad’in final bölümünü izliyorsanız ağlarsınız. Üstelik bölümün fazla duygusal olması yüzünden değil; Breaking Bad bittiği için ağlarsınız!

Sıradan bir aile. Sıradan bir kimya öğretmeni. Ve sıradan hayatlar… Nasıl oldu da, bir lisede kimya öğretmenliği yapan Walter White, emeklilik hayalleri kurmak yerine Amerika ve Avrupa’nın en büyük uyuşturucu şebekesini kurdu?

Walter White ailesine bakabilmek için hem okulda öğretmenlik yapan, hem de bir oto yıkamacıda kasiyerlik yapan, fedakâr bir babadır. Karısı hamiledir ve bir engelli oğlu vardır. Bacanağı Hank ile hafta sonları barbekü partisi yapan, hayatın zorluklarına rağmen “yoldan çıkmayan” bu adamı ne değiştirir? Kanser! Öksürmeleri ve baş dönmeleri sebebiyle gittiği doktordan akciğer kanseri teşhisiyle döner Walter. Hastalığını ailesinden gizler. Doktor ona tedavi olursa 6 ay daha yaşayabileceğini söylemiştir. Ama Walter’ın istediği şey ölmemek yada son zamanlarını mutlu geçirmek değildir. Yeni doğacak bebeği ve ailesi için geriye para bırakabilmektir.

Liseden eski öğrencisi Jesse Pinkman ile tesadüfen karşılaşan Walter’ın hayatı işte tamda bu anda değişecektir. Çünkü Jesse bir uyuşturucu satıcısıdır ve metamfetamin üretiminden bir haberdir. Narkotik şube polisi olan bacanağı Hank sayesinde tekrar buluşan ikili beraber çalışmaya karar verirler. Walter eşsiz kimya bilgisi ile metamfetamin üretecek, Jesse ise onları satacaktır. Ancak Walter’ın ürettiği metamfetamin sıradan değildir. O güne kadar üretilmiş en saf metamfetamini üretmektedirler.

Bir yandan ailesine para bırakmak için uyuşturucu üreten, diğer yandan narkotik polisi bacanağından tüm olanları gizlemeye çalışan Walter’ın hayatını en küçük detayına kadar dahi izleyebileceksiniz. En küçük detayına kadar…

Walter rolündeki Bryan Cranston bu inanılmaz oyunculuğuyla üç kez, üst üste “Emmy Ödüllerini” hanesine yazdırdı. Malcolm in the Middle’dan tanıdığımız o şen şakrak adam gitmiş, yerine Walter White gelmiş!

İMDb sıralamasında Breaking Bad 9.6 puanla 1. sırada yer almakta. Dram ve kara – mizah türünde en iyi dizi olduğu söylenebilir. İlk 3 sezon boyunca aksiyon, gerilim ve akıl oyunları tavan yapacak. Ancak son 2 sezonunda duygusal birini çok rahat ağlatabilir.

Kendisine yakışır şekilde biten Breaking Bad baş karakteri Walter White’ın gerçek hayatta da var olduğuna dair söylentiler çok fazla. Hatta bir emekli kimya öğretmeni için belgesel çekildi ve adı Walter White. Bu söylentiler ne kadar doğru, sadece dizinin popülerliğinin kullanılması amaçlı mı, bilemiyoruz.

Son olarak bahsedilmesi gereken bir konu da, dizinin adı. Türkiye’de “Kötü Kimya” adıyla gösterilen Breaking Bad aslında ingilizce bir deyim. “Yoldan çıkmak” ve “fena çuvallamak” anlamlarına gelen bu deyim Almanca kökenli.

2- MY NAME İS EARL

Listenin ikinci sırasında böylesi bir komedi dizisine, üstelik reyting alamadığı için çekimleri yarıda kesilmiş bir komedi dizisine neden yer verdiğimi sorguluyor olabilirsiniz. Birçok dizi takipçisinin adını bile henüz duyduğu bu dizi, şahsî kanaatimce izlenilmesi en yararlı dizi. Çünkü “My name is Earl” dizisinde diğer komedi dizilerinde olmayan bir şey var. Fikir.

Earl, kardeşi Randy ile bir motel odasında kalan, hayatını hırsızlık ve dolandırıcılık ile devam ettiren bir adamdır. Eşi Joy, kısa bir süre önce ondan ayrılmış ve çocuklarını da beraberinde götürmüştür. Randy saf hatta biraz çocuk kalmış bir adamdır. Earl ise kurnaz ve zeki.

Bir gün Earl, kazı – kazan karttan 100.000 dolar kazanır. Sevinçle havalara fırlarken bir araba ona çarpar ve kazı – kazan kart uçar, gider. Hastanede kolu, bacağı kırılmış halde televizyon izleyen ve kaybettiği 100.000 doları düşünen Earl’ün hikayesi ise burada başlayacaktır. Televizyondaki adam “Karma” hakkında konuşmaktadır. İyilik yap, iyilik bul; kötülük yap, kötülük bul! Earl, kazı-kazan karttan kazandığı paranın geçmişte yaptığı kötülükler yüzünden uçup gittiğini ve bu yüzden hayatı boyunca hep kaybetmeye mahkûm olduğunu düşünür. Kardeşi Randy’i de yanına alarak geçmişte yaptığı her hatayı telâfi etmeye karar verir. Kötülüklerinin bir listesini hazırlayan Earl her bölümde bir başka hatasını düzeltecektir.

Maalesef dizi, Earl listesini bitiremeden sonlandırıldı. İyilik ve kötülük erdemini çok iyi anlatan dizide, komedi ve aksiyon da eksik olmuyordu. Joy’un hırçın karakterleri, Yengeç Adam’ın gizemli geçmişi ve Randy’in çocukça düşünceleri ile her bölümünü keyifle izleyeceğinize inanıyorum.

Kurgu yönüyle bir zamanlar Türk Televizyonunda yayınlanan “Hakkını Helal Et” dizisine benzetilen My name is Earl, işleyiş olarak çok daha farklıdır aslında. İnsanları direkt olarak Karma’ya yönlendirmektedir. Ve çok daha kalitelidir diyebiliriz.

Dizi 2009 yılında sonlandırıldı. Hayranları tarafından bir başka kanalda devam edeceği ümidi her zaman korunulsa da, My name is Earl’in bittiğini ve bir daha böylesi bir komedi dizisinin zor geleceğini kabullenmek gerekir.

3- OZ

 OZ izlerken dikkatli olmalısınız. Gerçekçi ve aşırı şiddet sahnelerine her kişinin dayanabileceğini zannetmiyorum. Erkeksi diyaloglar ise birçok kişiyi rahatsız edebilir. Eğer bunları kabul ettiyseniz, Oswald State Correctional Facility hapishanesinde geçen bu eşsiz dizinin keyfini çıkarabilirsiniz. Müslümanlar, İrlandalılar, Zenciler ve Meksikalılar; bu hapishanede tarafsız olursanız, ölürsünüz. Ve bir tarafınız varsa, büyük ihtimalle yine ölürsünüz. En azılı katillerin ve sapıkların dahi gönderildiği Oswald State Correctional Facility (kısaca OZ)  hapishanesinde yaşanan olaylar tekerlekli sandalyesiyle akıllarımıza kazınan Augustus Hill tarafından anlatılır. Augustus’un sahnelerinde özel çekim yöntemleri kullanılmış; izleyici ekranın içinde kayboluyor adeta. Felsefi bir konuşma diliyle anlatılan olaylar ve hikayeler 6 sezon boyunca sürmekte.

Her mahkûmun kendi karakteri var. Kişiler öyle detaylı şekilde yaratılmış ki, bir zaman sonra hepsini tanıyorsunuz. HBO televizyonunun yayınladığı dizi 1997 – 2003 yılları boyunca sürdü.

OZ’un başlangıç hikâyesine değinmek gerekirse, Tobias isminde bir avukat alkollü halde araba kullanırken bir kız çocuğuna çarparak ölümüne yol açar. Mahkemede 15 yıl boyunca hapsine karar verilir ve OZ’a gönderilir. O zamana kadar elit, zengin ve kolay bir hayatı olan Tobias, OZ’da tehlikeli ve gözü dönmüş mahkûmlarla beraber yaşamak zorundadır. Dizinin bir diğer ana karakteri ise Kareem Said isminde müslüman mahkûm. Beyazlara ait bir mekanı kundakladığı için o da OZ’a gönderilir. Örgütçü biri olduğu için kısa sürede hapishanede bulunan siyah müslümanların önderi olur. Ilıman ve hoşgörülü olmaya çalışsa da çok kez başı sırf bu yüzden belaya girecektir.

Hapishane hayatının abartısız ve sansürsüz anlatımını OZ’da bulabilirsiniz. Ancak 18 yaşından küçük ve psikolojik etkilere açık kişilerin izlemesini tavsiye etmiyoruz.

4 –THE WALKİNG DEAD

Yabancı dizi takip eden hemen hemen herkes zaten The Walking Dead’i izliyordur. Kaliteli makyaj ve prodüksiyon malzemeleri ile yarattığı dünyanın içine çekiyor The Walking Dead. Her karakterin kendi geçmişi var ve her birinin başka bir gelecek hayali. Her sezonda eksilen ve artan bir grubun zombilerin dünyasına karşı verdiği savaşı anlatan The Walking Dead (türkçe adıyla: Yürüyen Ölüler) AMC televizyonunun kaliteli dizilerine bir örnek niteliği taşıyor. Senaryosunun Robert Kirkman, Tony Moore ve Charlie Adlard tarafından çizilmiş aynı isimli çizgi romandan uyarlandığı The Walking Dead’de ne zaman ne olacağı hiç belli değil!

Zombiler! Son yıllarda isimlerini sıkça duyduğumuz, bizi ütopik bir dünyaya davet eden, tehlikeli ölüler! Onlarca filme konu oldular ve şuan devam etmekte olan iki dizinin temasını oluşturmaktalar. The Walking Dead’e olan hayranlığı üst seviyede olan kimilerinin “olası zombi istilâsına” karşın hazırlıklar yaptığına dair haberler bile çıktı. İnsanların bunları izlerken aldıkları zevki gerçekte yaşarken alabileceklerini sanmıyoruz ancak hayranlığı tehlikeli boyutlara taşımadan izlenmesine de karşı değiliz.

Şuan The Walking Dead’e benzer yeni bir dizi daha devam etmekte. The Walking Dead’e ne kadar rakip olur, bilemiyorum. Z Nation, ismindeki dizi 2014 yılının 3. çeyreğinde başladı. Senaryosu, oyunculuğu ve prodüksiyon materyalleri The Walking Dead’in yanından bile geçemez. Yinede bir alternatif arayanlar veya The Walking Dead’in 81 günlük sezon aralarında zombi hasreti çekmek istemeyenler bu diziyi deneyebilir.

The Walking Dead’i eleştirmek gerekirse bahsedilecek ilk şey, bence hayvanlar. Şimdiye kadar dizide tek bir hayvan bile göremedik. Yaratılan zombi dünyasında sadece insanların ve insan ölülerinin olması mantıksız. Ayrıca çekim yapılan yerlerin sürekli aynı yerler olması da dikkatli izleyiciler için rahatsızlık verici olabilir. Sanırım The Walking Dead ekibi belli bir araziyi kiralamışlar ve çekimlerin çoğunu bu arazide devam ettiriyorlar.

Her şeye rağmen The Walking Dead en iyi dizilerden biri. Özgün ve etkileyici senaryosuyla izleyicilere farklı bir haz veriyor. Şuan 5. sezon, 8. bölümü yayınlanan dizi 81 günlük sezon arasına girdi.

5- COMMUNİTY

Dizinin ilk birkaç bölümünü izlemiş herkesin bana kızdığını biliyorum. Evet, Community hiçbir şekilde 5. sırada olmayı hak etmiyor. Bütün diziler sıralansa, Community ancak 100. sırada olabilirdi. Ama Community benim hayatım boyunca izlediğim en komik dizi.

Soluk ve soğuk başlayan, bayat bir senaryo ile ilerleyen bu dizinin dünyanın dört bir yanından hayranlarının olacağı, hatta kültleşeceğini elbette dizinin yaratıcısı Dan Harmon bilemezdi.

Geçen sezon, yani 5. sezon dizi iptal edildi. Sebep ise düşük reytingler. Ancak dizinin vermiş olduğu bir söz vardı. “6 sezon ve 1 film.” Tamda verilen söz tutulacak galiba derken gelen bu iptal kararının üzerine dizinin fanatikleri (ki ben de dâhil) twitter’da #sixseasonsandamovie kampanyasını düzenledi. İlginin çok olması üzerine dünyaca tanınmış ve telifli olarak dizi bölümleri yayınlayan Hulu sitesi dizinin yapım ekibi ile görüşmeye başladılar. Ancak sonuç olumlu olmadı.

Her şey bitti, 6. sezonu bile göremedik derken Yahoo imdadımıza koştu. Yahoo Screen adında (ben de yeni öğrendim) bir hizmet sunmakta olan Yahoo, Dan Harmon ve Sony Pictures ile anlaştılar. Yani 6. sezon olacak.

Dizinin fanatiklerinden biri olduğum için belki de objektif düşünerek sıralama yapamıyorum. Ama Community’in “paintball” bölümlerinde gülerken nefessiz kalmayacak hiç kimseyi de tanımıyorum.

Bir vakıf üniversitesinde geçen dizide yok yok! Farklı kültürlerden, inanışlardan ve yaşlardan insanların bir araya geldiği çalışma grubunun başından geçenler öyle güzel şekilde anlatılıyor ki… Sadece komik olma özelliğiyle diziler sıralansa eminim Community 1. olur.

Diziye başlayacaklara tavsiyem ilk 3 bölümde dişlerini sıkmaları. Hatta ilk sezon boyunca dişlerini sıksalar da olur. Sonrası ise gerçek bir kahkaha tufanı!

6- VIKINGS

Çocukluğumda strateji oyunları oynarken “Ragnar” rumuzunu kullanırdım. Bu rumuzun nereden aklıma geldiğini, neden kullandığımı bilmiyorum. Sanırım o zamanlar kapı kapı dolaşıp ansiklopedi satan abla ve ağabeylerimizden babamın aldığı ansiklopedi serisini incelerken gördüm. Ragnar isminin benim daha çocuk yaşımda aklıma yerleşmesinden öte, Ragnar bir İskandinav efsanesi! İngiltere ve Fransa’ya kök söktüren bir kral. Dizide de izleyebileceğiniz üzere, Ragnar savaşçı bir çiftçi. Reis’i ile tutuştuğu kavgayı kazanarak yeni reis oluyor. Ragnar’ın bu kadar tanınmasının ve efsaneleşmesinin sebebi ise İngiltere’ye yaptığı seferler.

Diziden bahsetmek gerekirse, gerçek anlamda bir savaş ve tarih dizisi Vikings. Reis Ragnar’ın önderliğinde yapılan seferler ve savaşlar ise gözlerimize ziyafet niteliğinde. Şuan iki sezonu yayınlandı ve 3. sezonu Şubat 2015’te başladı.

Sadece savaş mı? Hayır; entrikalar, gündelik hayatlar, Floki’nin eşsiz dehasıyla ortaya koyduğu icatları ve dram. Değinmek istediğim asıl konu zaten dizinin dramatik yönü.

Bir çiftçiden, kuzey dünya kralına dönüşen Ragnar’ın hikayesi. Hakkında yazılan onlarca mite dayandırılan, gerçekliğin hem tarihsel açıdan, hem de kurgusal açıdan üst seviyede olduğu bir dizi Vikings.

Sadece tarihten hoşlananların değil; macera, aksiyon, dram ve entrika dizilerini sevenlerin de beğeneceğine inandığım Vikings, çok şey vaat ediyor. Lagertha, Aslaug gibi efsanevî kadın savaşçıların da hayatları anlatılmakta.

Eleştirilmesi gereken yönleri de yok değil. Savaş sahnelerinde az figüran var. Ayrıca yaralanma ve ölüm sahnelerinde sanırım biraz yumuşatma olmuş ve bu gerçekçiliği azaltmış. ABD ve Kanada’da yayınlanan dizinin hayranı ve takipçisi çok. History kanalı tarafından desteklenen ve yayınlanan Vikings’i izlemenizi tavsiye ederim.

7- PRİSON BREAK

Dünyanın en akıllı dizilerinden biridir Prison Break. Ağabeyinin suçsuz yere hapse girdiğini düşünen ve onu idam cezasından kurtarmak için akıl almaz bir kaçış hazırlayan Michael Scofield, hapishanenin planını bütün vücuduna dövme yaptırmıştır. Michael zaten bir inşaat mühendisidir. Bilerek bir suç işler ve ağabeyiyle aynı hapishaneye, Fox River’a gönderilir. Duvarlara açılan delikler, havalandırma boşlukları, hücrenin karanlığı! Zorlu bir kaçış başlamıştır!

Prison Break kurgusal gerçeklik ve detaycılık açısından muhteşem bir dizi. Hapishane hayatının yanı sıra kaçış planının uygulanması da çok güzel şekilde izleyiciye aktarılmış. 4 sezon süren dizinin kendine has bir işleyişi de var. Her sezon sanki başka bir hikayenin devamı gibi ama bağlantılı. İlk sezonda Michael, ağabeyi Lincoln’u hapishaneden kaçırıyor ve bu 22 bölüm sürüyor. İkinci sezonda kaçakların peşine düşen gardiyanlar ve herkesin kendisi için istediği yüklü miktarda bir para! Üçüncü sezon ise Sona hapishanesinde geçmekte. Sona, dünyanın gelmiş geçmiş en vahşi hapishanesidir. İçeride gardiyan yada hapishane müdürü yok. Askerler tarafından etrafı kapatılmış ve içeridekiler kendi başlarının çaresine bakmaları için terk edilmiştirler. Ancak İnsan Hakları aktivistleri tarafın bu ölüme terk ediliş protesto edilmiş ve valilik hapishaneye zaman zaman helikopter ile yiyecek atmayı kabul etmiştir. İçeride ise ölüm kavgaları, derebeylik misali bir düzen ve açlık. Michael, dışarı kaçma planları yapmaktadır. Ancak en iyi askerler tarafından korunulan bu hapishaneden herhangi bir canlının (fareler dâhil) dışarıya doğru yönelmesi bile ölüm demektir. Ancak Michael buradan da kaçacaktır ve 4. sezon başlayacaktır.

  1. sezon diğer sezonlardan çok daha farklı. Çünkü bu sezonda Lincoln’un ve Michael’in peşinde adalet değil; Şirket var. Şirket, çok gizli ve güçlü bir kurumdur. ABD başta olmak üzere birçok ülkede etkinliği sürdürmektedir. Ve Michael’in dehası bu sefer Şirket’e ait olan “Scylla” isminde bir diski çalmak için kullanılmalıdır.
  2. sezonun ardından final yapan dizide yarım kalan konular vardı. Bu eksiklikleri gidermek için “Final Break” isminde 2 adet DVD çıkarıldı ve 22+2 bölümle dizi sonlandırıldı.

Diziyi izlerken nefesinizi tutacağınız anlar gelecek. Klasik hapishaneden kaçış değil bu! En ince detayına kadar dokunmuş, ilmek ilmek ilerleyen bir yapım. Her sezonunda başka bir ilerleyiş.

Aksiyon, dram ve macera türlerini seviyorsanız ve daha önemlisi zekice bir dizi arıyorsanız Prison Break en iyi seçeneğiniz olacaktır. Keyifli seyirler.

 

 

ZİYARETÇI YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Hemen Satın Al
%d blogcu bunu beğendi: