Web sitemize hoşgeldiniz.

Türk Korku Filmi Kardeşliği

-Türk Korku Filmi Yapmak İçin Gerekli Malzemeler

  • Yanıp sönebilen bir ışık
  • Televizyonun ve parlak ışıkların olmadığı içeriye güneş girmeyen bir ev.
  • Kurbanı yukarıya kaldırmak için bir kaldıraç(yatak Sahnesi İçin)
  • Yabancı dilde konuşan, kalın erkek sesi kaydı
  • Bol miktarda sakatat
  • Bir tane kurtarıcı ve her konuda bilgisi olan hoca (filmin sonlarında başrol olacak)
  • Kurbanın ellerini yatakta bağlamak için demir başlığı olan bir yatak
  • Filmde salak rolünü üstlenecek bir sevgili
  • İnançsız olan ve Cinlere inanmayan bir yardımcı oyuncu
  • Zamanı geldiğinde ”Benim tanıdığım bir hoca var” diyecek o yardımsever kimse
  • Uçan bir sinek
  • Bir Tane Köy (Yurdumun Sevimli Köylerinden)

Türkiye sinemasında değişmeyen değişimin etkisi altında kalmış din sömürgesi artarak devam etmekte. Bunlara her yıl 3-5 film, tıpkı onlardan önce vizyona giren ”korku filmleri” gibi aynı seride eklenerek yollarına devam etmekte.

Cin faktörünün büyü ile harmanlandığı filmlerde genellikle seçilen kurban hep bir bayandır. Sadece ”Musallat” adlı korku filminde Cin erkeği kurban olarak seçmişti. Bunun amacını filmi izleyenler zaten biliyordur. Peki, nedir bu Cinlerle uğraş?

Açıklamada fayda var diye düşünerek öncelikle Cin tanımını yapmak gerekir. Cinler tıpkı insanlar gibi bir topluluktur. Ateşten yaratılmışlardır, kavimler halinde yaşarlar ve yine aynı şekilde ürerler. Yeme, içme gibi insani ihtiyaçları yoktur. Aralarında Müslüman, Hıristiyan gibi dinlere mensup olanları da vardır. İnsanlar ile irtibatları çok eski zamanlara dayanır. Büyü de kullanıldıkları tüm insanlık tarafından kabul görmüş bir gerçek olup, şeytanın tohumları, dostları olarak da tariflenebilmektedirler. Büyü ilmi ile uğraşan kimselerin Cinler ile irtibata geçebilmesi için yıllar gereklidir. Sıradan bir insan Cinler ile temas kuramaz. Şimdi korku filmlerinde sıradanlaşmış sahnelere göz atalım

– Işık Kullanımı

Tüm Türk korku filmlerinde Cinin bulunduğu mekanda geldiğini, orada olduğunu göstermenin yolu ışıkların enerjisini düşürmektir. Yada sürekli yanıp sönen bir ışık teması kullanılarak izleyici etki altına alınmaya çalışılınır.  Her filmde bu sahne mevcut olup bire bir kopya edilen en etkili unsurdur.

-Yataktan Tavana Doğru Kalkan Bir Kız

Bu filmin odak noktası olup, Cin çıkarma seansı anında Cinin bedeni terk etmeden önce son çırpınışlarını gösteren sahnedir. Dramatik bir biçimde Cin kızı yukarı kaldırdıktan sonra bedeni terk eder.

Cinin Hoca İle Konuştuğu An

Seyirci en çok bu sahneden etkilenir. Cin hocaya küfür eder ve onunla inatlaşır. Burada kız olan kurbandan kalın erkek sesi çıkar. Bir süre Türkçe konuşan ikili, daha sonra aralarında özel olarak farklı dillerde muhabbete devam ederler.

-Büyülerin Bulunma Anı

Seri bir şekilde olayların ortaya çıkmasının başlangıcı olarak görülen bu durumda, kurbanın evine gelen hoca eliyle koymuş gibi tek bir an duraksamadan büyülerin kaynağını bulur. Tek tek dualarla düğümler açılır (sakatatlar burada kullanılır).

-Sinek Sahnesi

Seçilen kurbanın garip bir şeyler hissetmeye başladığı anda duyduğu vızıldama sesidir. Ardından bir sinek görülür. Kurban bu sineği yakalar ama kurtulamaz birden her yer sinek olur tüm bunları kurban dışında kimse görmez. Kimi durumlarda sinek kurbanın kulağından beynine ulaşır. Buda ayrı bir hikayedir.

-KÖY

Bakın işte burası çok tehlikeli bir sahnedir. Cin kurbana genellikle bir şeyleri göstermek için musallat olur ve son olarak onu izbe bir köye gitmesi için ikna eder. Kurban her şeyin başladığı o köye doğru yolculuğa çıkar ve yanında mutlaka elinde kamerası olan bir arkadaşı vardır. Film burada neticelenir buradan sonrası tamamıyla yönetmenin hayal gücüyle harmanlanan sahnelerden oluşmaktadır.

-FİNAL (Büyücünün Cezalandırılma Anı)

Ey gidi eyyy!! Benim sinema sever milletim anlamaz sandınız değil mi? Şimdi ben soruyorum bu filmlerin yönetmeni olan sevgili arkadaşlarıma, bu büyüyü yapanlar ilk yaptıkları büyüde ölüyorsalar ki filmin sonunda serbest kalan Cin gidip büyü yapanı öldürüyor, o zaman bunların adı neden büyücü? Eskiden hiç büyü yapmadılar mı? Filmlerin başında başka büyüler yapıldığı da gösteriliyor? Peki, büyü başarısız olunca mı büyücüler katlediliyor? Yoksa büyüyü yapan ve yaptıranın filmin sonunda ölmesi seyirciyi mutlu etmek adına mı tezgahlandı?

Soruların ardı arkası kesilmez ve bir noktadan sonra herkes saçmalamaya başlar. Yukarıda vermiş olduğum listedekilere sahipseniz ve efektler konusunda bilgili bir arkadaşınız varsa sizde korku filmi çekebilirsiniz efendim. İşin özü tekrarlanmalar ile insanların hassas noktalarına dokunmak ve bunlara onları inandırmaya çalışmak. Evet büyü diye bir şey var, Cinlerde var bunların varlığı inkar edilemez ama bu kadar kopya filmler ve kültleşmiş hikayelere halk artık inanmıyor, ilgi göstermiyor. Makyajlı suratlardan artık korkmuyorlar. Zaten makyajla değiştirilmiş adına ünlü denilen kişilere halk aşina. Yaratıcı olmak lazım.

Dizilerde ünlü olmuş iki üç kişiyi toplayıp komedi adında film çekmek olmaz!

İçine Cin girmiş kurbanların hikayelerini yansıtmak ve hep aynı senaryoyu kullanmak olmaz!

Türkiye dizilere kurban edilmiş bir ülkedir. İnsanlar dizilerde gördükleri oyunculardan bıkmışlar usanmışlardır. Her yeni bir sinema filminde onları kullanmak bir marifet değil düpedüz kolaya kaçma yoludur.

Sonra vay efendim korsan neden var, neden filmlere kimse gitmiyor, neden kimse orijinal DVD almıyor. Çünkü halkta sizler gibi kolaya kaçtı, siz kolay yolu seçerseniz insanlarda size o denli değer vermeye devam edecektir.

ZİYARETÇI YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Hemen Satın Al
%d blogcu bunu beğendi: